hükemâ


hükemâ
(A.)
[ ﺎﻤﮑﺣ ]
bilgeler, hakîmler.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • HÜKEMÂ — (Hakîm. C.) Âlimler. Çok bilgili kimseler. (Bak: Feylesof)(Enbiyanın ekseri şarkta ve hükemanın ağlebi garpta gelmesi kader i ezelînin bir remzidir ki; şarkı ayağa kaldıracak din ve kalbdir; akıl ve felsefe değil. Şarkı intibaha getirdiniz,… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HÜKEMÂ-İ KADİME — Eski filozoflar …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HÜKEMÂ-İ MEŞAİYYUN — Aristo felsefesi yolunda olan ve derslerini gezerek veren meşaiyyun filozofları. (Bak: Meşşâiyyun …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HÜKEMÂ-İ İŞRAKİYYUN — İşrakiyye mesleğindeki feylesoflar. (Bak: İşrâkiyyun …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • AGLEB-İ HÜKEMÂ — Hakîmlerin çoğu. Hakîmlerin ekserisi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MENAHİC-İ HÜKEMÂ — Hakîmlerin, ilm i kelâm âlimlerinin meslekleri ve gittikleri mânevi yollar …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • Faculte de Theologie Evangelique de Boma (FACTEB) — Infobox University name = Faculte de Theologie Evangelique de Boma free label = Campus size free = 88 acres established = type = Private faculty = 10 rector = Mabiala Justin Robert Kenzo students = 60 city = Boma, Congo, Bas Congo country =… …   Wikipedia

  • FEYLESOF — Felsefe ile uğraşan, felsefeci. (İlm i hikmetle meşgul olan mütefennin. Dinle münasebeti olmayan gayr ı müslim. L.R.) (Bak: Hükemâ)(İ lem Eyyühel Aziz! Bir şeyden uzak olan bir kimse, yakın olan adam kadar o şeyi göremez. Ne kadar zeki olursa… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HUDUS VE İMKÂN — Usul üd din ve İlm i kelâmın dâhi ulemâsının ve Hükemâ i İslâmiyyenin gördükleri ve hadsiz bürhanlar ile isbat ettikleri hudus ve imkân hakikatları.(Onlar demişler ki: Mâdem âlemde ve her şeyde tegayyür ve tebeddül var, elbette fânidir, hâdistir …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • LETAİF-İ AŞERE — On lâtif duygu. On adet lâtifeler. (Letaif i aşere; İmam ı Rabbani, kalb, ruh, sır, hafi, ahfa, insanda anasır ı erbaanın herbir unsurdan o unsura münasib bir lâtife i insaniye tabir ederek, seyr ü sülukta her mertebede bir lâtifenin terakkiyatı… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük